Son Yazılar
Your Content Goes Here
Sevgili Rapunzel, Aslına bakacak olursa senden böyle sorgulamalar bekliyordum biliyor musun? Öncelikle annelikten başlamak istiyorum. Biz ikimiz de anneliği el yordamı ile öğreniyoruz. Biliyorsun. Ama benim şu yaşımda gördüğüm ve hissettiğim şu ki annelik dediğin şey ömür boyu suçluluk barındırıyor içinde. Kimisi bu duygu ile başa çıkabiliyor ve anneliğe devam ediyor. Kimisi başa çıkamıyor [...]
Your Content Goes Here
Sevgili Pamuk Prenses, En büyük korkumun ne olduğunu hâlâ net olarak bilemiyorum. Biyolojik annem ve babam gibi evlatlarımdan kolayca vazgeçebilme potansiyelim mi? Yoksa belki de baba yerine koyduğum kocama olan öfkem mi? Veya her ikisi de mi? Bir mektubunda yazmıştın hatırlarsan. “Yılları bir kulede annen sandığın cadıdan başkasını görmeyerek geçirdin. Baba figürün olmadı. Seni [...]
Your Content Goes Here
Sevgili Külkedisi, Senden haber almak ne kadar güzel. Yazdıkların endişelendirse bile beni. Özgürlük nedir Külkedisi? Gerçek anlamda hiçbir kısıtlamaya maruz kalmadan rahatça hareket edebilme mi? Burada bu var mı sence? Ben mesela. Evet cadı üvey annemi saraydan kovdurttum. Evet aşık olduğum prens ile evlendim. Evet 7 cüceler ile arkadaşım. Kimse bunlara karışamıyor. Ama ya prenseslik? [...]
Your Content Goes Here
Sevgili Pamuk Prenses, Buralara gelmekle hata mı ettim bilemiyorum. Bazen orada daha mutlu olduğumu düşünüyorum. Daha özgür olurum sandım ama maalesef öyle değilmiş durum. Mesela yazın şortla gezemiyorum İstanbul’da gönlümce. Eskiden gezebilirlermiş. Ya da metroya rahatça binemiyorum insan gibi. İtip kakıyorlar. Beni üvey annem böyle itip kakmadı. Güvenlik adı altında deli saçma kurallar var mesela, [...]
Pamuk’un esareti
Sevgili Külkedisi,
Senden haber almak ne kadar güzel. Yazdıkların endişelendirse bile beni.
Özgürlük nedir Külkedisi? Gerçek anlamda hiçbir kısıtlamaya maruz kalmadan rahatça hareket edebilme mi? Burada bu var mı sence? Ben mesela. Evet cadı üvey annemi saraydan kovdurttum. Evet aşık olduğum prens ile evlendim. Evet 7 cüceler ile arkadaşım. Kimse bunlara karışamıyor. Ama ya prenseslik? Belki diyeceksin ki oh yediğin önünde yemediğin arkanda. İstediğin adamla evlendin. Her şeye sahipsin. Gerçekten öyle. Ama ya benim istediklerim? Hayat amacım ne? Bir erkek evlat dünyaya getirip kraliyetin devamını mı sağlamak? Ve tabii o evladı yine kraliyete uygun büyütmek mi? Yoksa kız evlat dünyaya getirirsem uygun bir prens adayı için yetiştirmek mi? Kimseden laf gelmesin diye her hareketime dikkat etmek durumundayım. Kendi hareketlerimi, yaşama biçimimi, zevklerimi kontrol edebilme yetisine sahip değilim. Sen de bu sebepten göç etmedin mi? Buranın bedeli bu, oranınsa yaşadıkların.
Burada yaşadığım saray içinde, azınlık sayılabilecek çevrem ile her günü bir diğerinden farksız geçiriyorum. Çünkü sende olan cesarete sahip değilim. Çünkü kral babama, prens kocama, saray evime ait olmak için ruhumla, kalbimle savaşıyorum. Beni sevmezlerse, beni küçümserlerse diye korkuyorum. Kendimi hiçbir işe yaramayan, sadece güzellik, kibarlık ve asillikten ibaret oyuncak bir bebek gibi hissetmeme rağmen yalnız başıma ayakta kalamayacağım endişesi ile kalbimin çarpıntısını, ruhumun hezeyanlarını duymazdan geliyorum.
Seni duyuyorum, anlıyorum ama emin ol buralarda yerinde olmak için canını verebilecek birçok kişi tanıyorum. Yüksek sesle söylemeseler de.
Kırmızı başlıklı kız ile görüştüm. Geldiğini duymamıştım. Mektubunu okuduktan sonra çağırttım yanıma. Kendine o kadar kızgın ki kaçtığı için. Ki ben de ona kızdım açıkçası. Sizler bir mücadele seçtiniz. Sizler yaşamayı seçtiniz. Elbette zor zamanlar olacaktır. Ama siz oraya giderek zaten en zorunu başarmadınız mı?
İstediğin gibi yaşamak nedir ki Külkedisi? Biz burada başkalarının istediğini yaşıyoruz. Başkalarının yazdığı masalları, başkalarının çizdiği resimleri yaşıyoruz. Asıl bizim yaratanımız var. Ve biz o yaratanın elinde birer kahramanız. Onun iradesine, onun isteğine, onun modasına, ondan beklenenlere uymak durumundayız. Oysa siz orada kendi hikayenizi yazabilirsiniz.
Siz yaşamayı seçtiniz. Sen, Hansel, Gratel, Pinokyo ve diğerleri. Biz ise mahkumiyeti. Siz yaratanınıza karşı gelip gerçek dünyada kendi filminizde başrolü seçtiniz. Biz bildik, tanıdık, değişmeyende saklı kalmayı. Siz cesarete sarıldınız biz korkularımıza. Biz mutlu sonda boğulurken siz her an yaşamayı seçtiniz Külkedisi. Şimdi bundan vazgeçemezsin..
Sevgiler
Pamuk Prenses
Son Yazılar
Your Content Goes Here
Sevgili Rapunzel, Aslına bakacak olursa senden böyle sorgulamalar bekliyordum biliyor musun? Öncelikle annelikten başlamak istiyorum. Biz ikimiz de anneliği el yordamı ile öğreniyoruz. Biliyorsun. Ama benim şu yaşımda gördüğüm ve hissettiğim şu ki annelik dediğin şey ömür boyu suçluluk barındırıyor içinde. Kimisi bu duygu ile başa çıkabiliyor ve anneliğe devam ediyor. Kimisi başa çıkamıyor [...]
Your Content Goes Here
Sevgili Pamuk Prenses, En büyük korkumun ne olduğunu hâlâ net olarak bilemiyorum. Biyolojik annem ve babam gibi evlatlarımdan kolayca vazgeçebilme potansiyelim mi? Yoksa belki de baba yerine koyduğum kocama olan öfkem mi? Veya her ikisi de mi? Bir mektubunda yazmıştın hatırlarsan. “Yılları bir kulede annen sandığın cadıdan başkasını görmeyerek geçirdin. Baba figürün olmadı. Seni [...]
Your Content Goes Here
Sevgili Külkedisi, Senden haber almak ne kadar güzel. Yazdıkların endişelendirse bile beni. Özgürlük nedir Külkedisi? Gerçek anlamda hiçbir kısıtlamaya maruz kalmadan rahatça hareket edebilme mi? Burada bu var mı sence? Ben mesela. Evet cadı üvey annemi saraydan kovdurttum. Evet aşık olduğum prens ile evlendim. Evet 7 cüceler ile arkadaşım. Kimse bunlara karışamıyor. Ama ya prenseslik? [...]